Sıkıcı Değil, Canlı! YDÜ Hastanesi’nden Zahra Sokağı’na Lefkoşa Diş Hekimliği Öğrencisinin Günlüğü
Merhaba! Ben Zeynep, YDÜ Diş Hekimliği 4. sınıf öğrencisiyim. Lefkoşa’da okuyorum ve size bir gerçeği söyleyeyim: “Lefkoşa sıkıcıdır” diyenlere aldanmayın. Evet, burası İstanbul’un, İzmir’in o bitmek bilmeyen kalabalığına ve neon ışıklı caddelerine sahip değil. Ama bu şehrin kendi dingin, samimi ve keşfedilmeyi bekleyen bir ruhu var. Hele ki benim gibi YDÜ Hastanesi’nin koridorlarında geçen yoğun bir günün ardından o ruhu bulmak, paha biçilmez oluyor. Doktor adayı ciddiyetimle şehri didik didik ettim, şimdi size içeriden bilgileri aktaracağım. 🕵️♀️
YDÜ Kampüsü ve “O” Hastane Havası
Sabahları güne genelde YDÜ Diş Hekimliği Fakültesi’nin kliniklerinde başlıyorum. 4. sınıf demek, teorinin pratiğe dönüştüğü, hasta başında geçen saatler demek. Bazen öğlene kadar süren bir dolgu işlemi, bazen öğleden sonraki protetik dersler… Yoğunluk hat safhada. Buradaki tabldot yemekler, ortalama 300-500 TL arasında değişiyor ve dürüst olmalıyım, çoğu zaman kurtarıcı oluyorlar. Kampüsün kütüphanesi ders çalışmak için biçilmiş kaftan, ama ben daha çok kütüphanenin üst katındaki kafeyi tercih ediyorum; hem sessiz hem de kahve kokusu insanı dinç tutuyor.
Günün stresi bazen o kadar yükseliyor ki, hastaneden çıkıp temiz hava almak, kendimi şehre atmak şart oluyor. İşte tam da bu noktada Lefkoşa’nın “sıkıcı” olmadığını kanıtlama misyonum başlıyor.
Lefkoşa’nın Kalbine Yolculuk: Dolmuş Taktikleri ve Gerçek Fiyatlar
YDÜ kampüsünden şehir merkezine ulaşım oldukça kolay. Hastane durağından kalkan sarı dolmuşlar, sizi yaklaşık 15-20 dakikada Dereboyu’nun kalbine bırakıyor. Bir yolculuk ortalama 100 TL civarında. Öğrenciler için otobüs kartları da var ama ben genellikle dolmuş rahatlığını tercih ediyorum, daha hızlı oluyor. İpucu: Şoföre “Dereboyu’nda, Vakıflar Bankası’nın oralarda ineceğim” derseniz, tam Zahra Sokağı’na yakın bir yerde inebilirsiniz.
Dereboyu ve Zahra Sokağı: Şehrin Gizli Nabzı
Dereboyu, Lefkoşa’nın en bilinen caddesi. Burası daha çok zincir mağazaların ve popüler kafelerin olduğu, hareketli bir yer. Ama benim favorim, Dereboyu’nun ara sokaklarına gizlenmiş olan Zahra Sokağı. Burası, Lefkoşa’nın gerçek ruhunu bulabileceğiniz yer. Sana gerçeği söyleyeyim, buraya gelince kendimi bir anda eski bir Avrupa şehrinin daracık sokaklarında gibi hissediyorum.
Zahra Sokağı, irili ufaklı butik kafeler, ikinci el kitapçılar ve sanat atölyeleriyle dolu. Sanki her köşe başında farklı bir hikaye fısıldıyor. Burada bir kahve içmenin bedeli, Dereboyu’ndaki popüler zincirlere göre biraz daha uygun, ortalama 200 TL bandında. Benim favorim, sokak içinde, avlusu olan küçük bir kafe. Orada soğuk bir kahve alıp kitabımı okumak, tüm hastane yorgunluğumu alıp götürüyor. Sokağın en güzel yanı, hem çok hareketli hem de bir o kadar sakin olabilmesi. Öğleden sonraki saatlerde daha canlıyken, akşamüstü daha dingin bir atmosfere bürünüyor.
Bir Diş Hekimliği Öğrencisinin Gözünden Sosyal Hayat
Yoğun ders programım ve hasta bakma pratiğim arasında sosyal hayatımı dengelemek, tam anlamıyla bir sanat. Ama Zahra Sokağı gibi yerler, bana bu dengeyi sağlıyor. Arkadaşlarımla burada buluşup ders dışı konulardan konuşmak, hayata dair fikir alışverişinde bulunmak, kafamı boşaltmanın en iyi yolu. Bazen sokağın sonundaki küçük barda canlı müzik oluyor, oraya takılıyoruz. Bazen de sadece bir kafede oturup saatlerce sohbet ediyoruz.
Bu şehir, bana sadece diş hekimliğini değil, aynı zamanda hayatı ve insanları gözlemlemeyi de öğretti. Her ne kadar bir doktor adayı ciddiyetiyle yaklaşsam da, Lefkoşa’nın samimi ruhu, o ciddiyeti arada bir kenara bırakıp anın tadını çıkarmamı sağlıyor.
Lefkoşa Sıkıcı Değil, Yeter Ki Bakmayı Bil!
Sana gerçeği söyleyeyim, Lefkoşa sıkıcı değil. Sadece nasıl bakacağını bilmen gerekiyor. Burası, büyük şehirlerin gürültüsünden ve karmaşasından uzak, kendi ritmi olan bir yer. YDÜ Hastanesi’nin steril koridorlarından çıkıp, Zahra Sokağı’nın sıcak atmosferine adım atmak, benim için adeta bir terapi gibi. Eğer sen de bu şehirde okuyorsan veya buraya gelmeyi düşünüyorsan, sana tavsiyem: Ana caddelerden biraz sap, ara sokaklara dal. Emin ol, keşfedecek çok şeyin var. ☕️
Peki ya senin Lefkoşa’da favori mekanların veya taktiklerin neler? Yorumlarda benimle paylaşmayı unutma!







